Kutuplar Hangi Ülkelere Aittir?

0
1444
görüntülenme
Kuzey Kutbu ve Güney Kutbu
Kuzey Kutbu ve Güney Kutbu

Yirminci yüzyılın başlarında Dünya’nın en alt ve en üst noktalarında gerçekleştirilen keşifler, yani Kuzey ve Güney Kutupları’na ulaşılması dünyanın dikkatini bu bölgelere çekti. Nasıl Amerika kıtasının keşfedilmesiyle bakir toprakların sağladığı imkânlar, insanlığın gelişimi için yeni ufuklar açtıysa, kutup bölgeleri için de aynı şey söz konusu olabilirdi. Gerçi kara canlıları ve bitki örtüsü bakımından durum ümit verici değildi ama denizlerdeki hayat çok zengindi, aynca yeni maden ve petrol kaynaklan bulunabilirdi. Bütün bunlar kutup bölgelerine ilgi duyan ülkelerin iştahlarını kabarttı.

Ne var ki Kuzey Kutup Dairesi’nin kuzeyinde yer alan “Arktik” adı verilen bölge boş değildi. Bölgede çevrenin olağanüstü zor koşullarına uyum sağlamış Eskimolar (veya kendilerine verdikleri adla İnuitler) binlerce yıldır yaşıyordu. Topraklarının bir kısmı Kuzey Kutup Dairesi içinde kalan ABD (Alaska), Kanada, Norveç, İsveç, Finlandiya ve Rusya doğal olarak bölgeyle ilgiliydiler. İzlanda’nın toprakları dairenin hemen çizgisinde bitiyordu. Dairenin içinde yer alan Grönland ise bağımsız bir ülke değildi, Danimarka’ya bağlıydı.

Güney Kutbu’nda ise yerliler yoktu. Başlangıçta bölgede hak iddia eden tek ülke 1800’lü yıllarda buralara önemli seferler düzenleyen İngiltere idi. Sonra Şili, Arjantin, Norveç, Avustralya, Fransa ve Yeni Zelanda onu izlediler. İngiltere, Şili ve Arjantin aynı bölgeler konusunda bir türlü anlaşamadılar, aralarında sık sık ciddi gerilimler yaşandı.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ülkeler kutuplardaki bilimsel araştırmalara daha çok zaman ve para ayırmaya başladı. 19571958 yılları bilimsel gözlem ve araştırma amaçlı “Uluslararası Jeofizik Yılı” ilan edildi. Ülkeler her iki kutup bölgesinde de üsler kurdu, bu üslerde Morina balığının kanındaki antifrizden atmosfer koşullarına, küresel ısınmadan astronomiye, buzullardan volkanlara, meteoritlerden balinalara kadar ve daha başka birçok konuda bilimsel çalışmalar yaptılar.

  Dünyanın En Büyük 10 Ülkesi

Bütün bu araştırmalara ve ülkeler arasındaki ortak çalışmalara rağmen kutupların geleceği hakkında hâlâ belirgin olmayan noktalar vardı. Ülkeler bu bakir alanlarda ekonomik gelişmeleri için gerekli petrol ve maden kaynaklarım araştırabilecekler miydi, yoksa ticari amaçlı dışa açılmaya izin verilmeyecek miydi? Bilimsel araştırma veya turizm adı altında gelenler yasaklanacak veya sıkı denetim altına alınacak mıydı?

1961’de imzalanan Antarktika antlaşması hem Güney Kutbu ile ilgili bütün sorunlara açıklık getirdi, hem de belirli şekilde gerginleşen havayı yumuşattı. Günümüzde kırk kadar ülkenin altına imza koymuş bulunduğu bu antlaşma Antarktika’nın yalnızca barışçıl amaçlarla kullanılmasını ve isteyen her ulusun burada bilimsel araştırma yapabilmesini güvence altına aldı. Antlaşmayla birlikte bölgede siyasetin yerini bilim aldı. Bu gün on kadar ülkenin araştırmacıları Antarktika ve civarında kurulmuş kırkı aşkın istasyonda çalışmalarını sürdürüyor.

Soğuk Savaş yıllarında Kuzey Kutbu için ABD ile Sovyetler Birliği arasında meydana gelen ve filmlere bile konu olan sürtüşmeler de 1996’da sekiz ülkenin “Kuzey Kutup Konseyi”ni kurmalarıyla sona erdi. Sorunun halledilmesi Eskimolar için de iyi oldu, çünkü Kanada üç yıl sonra Kuzey Kutup Bölgesi’ndeki topraklarını Eskimolara tahsis etti. Güneyde olduğu gibi Kuzey Kutbu’nda da bilim ülkeleri birbirlerine yaklaştırdı

Kutup bölgelerine komşu veya ilişkisi olan ülkeler arasında yapılan antlaşmalara göre kutuplar da, aynen Ay ve diğer gök cisimleri gibi kimsenin malı değildir veya tüm dünyanın malıdır. Hiç bir ülke kendi kendine buralarda petrol ve maden arayamaz, üs kuramaz, toprakları sahiplenemez.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here