Michelson-Morley Deneyi Nedir?

0
937
görüntülenme
Michelson-Morley Deneyi Nedir?

Klasik fizik yasalarında bütün olaylar, eylemsiz (duran ya da sabit hızlı) bir gözlem çerçevesine göre,incelenir. Newton, Dünya’dan bir an için ayrılıp ivmesiz şekilde hareket ettiğini varsayarak klasik mekanik yasalarını oluşturmuştur. Oysaki böyle bir gözlem çerçevesiyle yasaların basit bir biçimde yapılmasına karşın, Dünya’nın ivmeli hareketinden ötürü, Newton’ın Hareket Yasalarının tam olarak gerçeği yansıttığı söylenemez.

Maxwell, ışığın elektromanyetik teorisini kurarak kendi adıyla bilinen Maxwell Denklemleri ile ışığın birçok olayını açıklayabilmiştir. Maxwell bu denklemleriyle elektromanyetik dalgaların boş uzayda ışık hızında yayıldığını ispatlamıştı. Bununla birlikte Maxwell Teorisi, elektromanyetik dalgaların yayılmasıiçin bir ortamın varlığını gerekli görmez. Bu durum, maddesel ve esnek bir ortama ihtiyaç duyarak yayılan yay, su ve ses dalgaları gibi mekanik dalgalar ile aykırılık oluşturur. 19. yüzyılda fizikçiler, elektromanyetik dalgaların da yayılmak için bir ortama gereksinimi olduğunu düşündüler. Böyle bir ortamın varlığını önererek bu ortamaışık taşıyan eter (Bazı kaynaklarda esir maddesi olarak geçer.) adını verdiler. Eterin her yerde hatta boş uzayda bile bulunduğu varsayıldı ve ışık dalgalarına eter salınımı olarak bakıldı. Ayrıca eter, hem kütlesiz ve esnek bir ortam sağlamalı hem de gezegen ya da diğer cisimlerin hareketlerini etkilememeliydi. Bunun yanında eter, hareketsiz kabul edilmişti. Yani eylemsiz bir ortamolarak düşünülmüştü.

Eterle ilgili ortaya atılan bu fikirlerden sonra şu sorunun cevaplanması gerekir: “Eğer eter varsa Dünya’mız eter içinde, etere göre hangi hızda hareket ediyor?” Eğer eterin varlığı kanıtlanabilirse fizik yasalarının doğru biçimde tanımlanabileceği eylemsiz bir gözlem çerçevesi bulunmuş olacaktır.

1887’de Albert Abraham Michelson (1852-1931) ve Edward Williams Morley (1838-1923) tarafından, ışığın hızındaki küçük değişimleri gözlemek için bir deney tasarlanmıştır. Bu deney, teorik olarak düşünülen etere göre Dünya’nın hızını hesaplamak için gerçekleştirilmiştir. Aşağdaki görselde Michelson-Morley deneyinin şematik gösterimi verilmiştir. Bu düzenekte kaynaktan gelen ışık demeti, yarı geçirgen M aynası tarafından ikiye bölünür.

  Türkiye'de Kentsel Alanlara Göçler
Michelson-Morley deneyinin şematik gösterimi
Michelson-Morley deneyinin şematik gösterimi

Işınlar, girişim saçaklarının gözlendiği teleskop ya da ekran konumunda tekrar birleşmeden önce, M1 ve M2 aynalarında yansımaya uğrar. Daha sonra M aynasına gelen ışınların bir kısmının yansıyıp bir kısmının da diğer tarafa geçmesi nedeniyle oluşan girişim deseni için yol farkı, A ve B yollarının farkına eşittir. Hareketli M2 aynası ok yönünde oynatılarak karanlık veyaaydınlık saçak oluşumu sağlanır.

Bu deneyde, varsayılan eter rüzgârı hızının,interferometrede oluşan girişim desenini etkilemediği, defalarca ve farklı mevsimlerde yapılan deneyler göstermiştir. Bu deneyi gerçekleştiren değişik araştırmacılar da aynı sonuca ulaşmışlardır. Deneyin olumsuz sonucu, eter çerçevesine göre Dünya’nın mutlak hızının (yörüngesel hızının) ölçülemeyeceği anlamı taşır. Hatta Dünya’nın uzaydaki hareketinde eteri, kendisiyle birlikte sürükleyip sürüklemediğini anlamak için deney farklı yüksekliklerde tekrarlansa da sonuç yine aynı olmuştur.

Fizik tarihinde hiçbir deneyde, Michelson-Morley deneyinde olduğu kadar, beklenen bir sonucun varlığını açıklamak için ısrarlı bir gayret gösterilmemiştir.

Sonuç olarak bu deney ile düşünülen eterin varlığına dair hiçbir kanıt bulunamamıştır. Yani ışığın yayılması için hiçbir ortamın gerekmediği anlaşılmaktadır.

Paylaş

1 Yorum

Bir Cevap Yazın