Dünyadaki Tüm Nükleer Bombaları Aynı Anda Patlatsaydık Ne Olurdu?

0
5066
görüntülenme
Dünyadaki Tüm Nükleer Bombaları Aynı Anda Patlatsaydık Ne Olurdu?
Dünyadaki Tüm Nükleer Bombaları Aynı Anda Patlatsaydık Ne Olurdu?

“Dünyadaki bütün nükleer silahları tek bir bomba yığını haline getirip patlatsak ne olurdu?” Garip bir şekilde, bu soruyu cevaplamak için bizi tatmin edicek kadar iyi bir kaynak bulamadık Bu yüzden , neler olabileceğini hesaplamak ve bu son derece önemli bilimsel probleme kalıcı bir çözüm bulmak için bir kaç bilim adamını bir araya getirdik.

Dünyada toplamda ne kadar nükleer silah var?

Şu anda,dünyada 15,000 nükleer silah var. ABD ve Rusya yaklaşık 7,000’ine sahip, Buna karşın Fransa, Çin, Birleşik Krallık, Pakistan, Hindistan, İsrail ve Kuzey Kore toplamda 1,000’ine sahip.

Bu gerçekten ne kadar yıkıcı bir güç?

Gelin bu sayıları bir de bizim açımızdandan değerlendirelim. Dünyada,yaklaşık 4,500 şehir veya kentsel alan var, en az 100,000 sakiniyle beraber. Bazıları diğerlerinden daha büyük,bu yüzden bunu ortalamada varsayacağız, bir şehri tamamen silip süpürmek için 3 nükleer bombaya ihtiyacımız var. Bu demektir ki Dünya gezegenindeki her bir şehri nükleer cephaneliğimizle yok edebilirdik, üç milyardan fazla insanı (aşağı yukarı insanlığın yarısı kadar) anında öldürebilirdik.

Ve, hala 1,500 nükleer silahımız kalırdı. İşte bu bir uzmanın “overkill” diyebileceği bir durum. Yani, rahatlıkla söyleyebiliriz ki bir sürü nükleer silahımız var ve çok miktarda hasar verebilirler. Ama ya bütün o 15,000 bombayla devasa bir yığın yapsaydık ve tetiği çekseydik, Hadi bizim nükleer yığınımızı Amazon yağmur ormanının ortasına bırakalım, sadece doğaya patronun kim olduğunu göstermek için. Bizim füzeler, rasgele dizilip,küçük bir depoya sığdı. Tipik bir ABD füzesi iki yüz bin ton TNT gücüne sahip. Yani, onbeş bin füze tam üç milyar ton TNT’ye eşdeğer. Ölçeklendirmek için; Bu , Manhattan adasındaki bütün binaları ve gökdelenleri TNT kullanarak inşaa etmek için yeterlidir. Burada toplanan enerjiyle karşılaştırabileceğimiz en yakın şey bir volkandır. Kayıtlı tarihteki en ölümcül volkanik patlamalardan biri 1883 yılında Krakatoa adasında gerçekleşti. Patlama çok kuvvetliydi ki adanın %70’i ve diğer parçaları sular altına gömüldü bunun sonucunda on binlerce insan öldü patlamanın etkileri patlamadan günler sonra bile dünya çapında hissedildi. Bizim nükleer yığınımızın enerjisi , Krakatoa volkanik patlamasının enerjisinin 15 katına eşit.

O halde , hadi düğmeye basalım.

  Kimya Bilimine Katkı Sağlayan Bilim İnsanları ve Çalışmaları

Üç…

İki…

Bir…

Bir saniye içinde; oluşan ateş topu 50 kilometre boyunca önüne çıkan her şeyi buharlaştırır ve ormanın 3.000 kilometrekarelik alanını dümdüz eden bir patlama dalgası yaratır. 250 kilometre içindeki canlı olan her şey yanmaya başlar. Patlama Dünya’nın her yerinden duyulur ve basınç dalgası gelecek birkaç hafta boyunca Dünya’yı onlarca kez turlar. Milyonlarca ton yanık madde atmosfere yayılır. Mantar bulutu stratosferin dış alanlarına kadar ulaşarak kendini uzaya karşı iter. Ortalık sakinleştikten sonra merkezinde küçük bir kraterin bulunduğu –yaklaşık 10 kilometre çapında gezegende oluşan son bin yılın en büyük yangını ormanları ve şehirleri yakarak Güney Amerika’ya yayılır. Ve şimdi, hoş olmayan kısım başlıyor. Aşırı radyoaktif madde canlıları çok hızlı bir şekilde öldürecektir ve kraterin etrafındanki birkaç kilometrelik alan, yüzlerce kilometre boyunca her yerde olduğu gibi artık yaşanılamaz duruma gelir. Nükleer serpintinin büyük kısmı mantar bulutu sayesinde atmosfere yükselerek gezegenin her yanına yayılır. Doğadaki radyasyon oranı dünya çapında iki katına çıkar medeniyetimiz hala yok olmamıştır ancak bir süreliğine daha fazla kanser vakası görebilliriz Moleküllerin bir kısmı uzay-atmosfer sınırında yıllarca asılı kalarak birkaç yıl boyunca küresel sıcaklıkları birkaç derece azaltabilecek bir nükleer kışa sebep olur. Güney Amerika’da ve özellikle Brezilya’daysanız bu patlama sizin için oldukça kötü olur. Ne yazık ki Amazon yağmur ormanları neredeyse tarih olur. Ancak, insanlığın yaşamı devam eder. Tamam, peki ya daha fazla nükleer silah patlatırsak? Diyelim ki insanlar Dünya’da bulunan bütün uranyumu son damlasına kadar çekmiş olsun.. ..ve yapılabilecek kadar çok nükller bomba kursun. Şu anki miktar… insanlık medeniyetine 2000 yıldan daha fazla enerji verebilir, ya da milyonlarca nükleer başlık üretebilir. Daha anlaşılır olması için 10 milyar Hiroshima bombasıyla bir yığın yaptığımızı varsayalım yani aşağı yukarı her kenarı 3 kilometre olan bir küp.. ..öyle ki, 65 milyon yıl önce dinazorların sonunu getiren meteorun gücüne hemen hemen yakın. Tabi, bu ayrıca nükleer. Üç İki Bir Yığınımız gökyüzüne kadar uzanan bir ateş topu şeklinde patlar ve Güney Amerika’nın yarısından görünebilir, ve patlama o kadar güçlüdür ki etrafındaki toprağı su gibi püskürterek 100 kilometrelik bir krater oluşturur. Etrafındaki tüm dağların anakayaları anında buharlaşırken, binlerce ton madde uzaya gidecek kadar hızlı bir şekilde saçılır. Bazıları Dünya’yı sonsuza dek terkeder, ve diğer çoğu ise atmosferde muazzam sıcaklıklara ulaşarak yanan molozlar halinde Dünya’ya yağarak büyük hayvanların çoğunu öldürür ve Dünya’nın her yerinde alev fırtınalarına sebep olur. Dünya’nın yer kabuğu adeta çan gibi çınlar Tarihe geçmiş her şeyden daha güçlü küresel depremlere maruz kalır, dünyanın etrafındaki şehirleri yerle bir eder, bu esnada da kasırga gücündeki rüzgarlar Güney Afrika’daki her bir ağacı da dümdüz eder, ve söndürülmesi güç yangınlar kıtayı yakıp kül eder. Amazonu yakıp küle dönüştüren hidrokarbonların bolluğu, atmosfere doğru fırlar ,gökyüzüne çıkıverir ve güneş ışığının yeryüzüne ulaşmasını engeller, sıcaklığı dünya çapında donmaya yakın olacak kadar düşürür. Ardından gelen küresel kış on yıllar kadar sürebilir, ve insanlar dahil bütün büyük hayvan türlerinin neslinin tükenmesiyle sonuçlanır. Ayrıca gezegenin her köşesinin radyoaktif serpintiyle kaplı olduğundan da bahsedebilirdik, fakat şu noktada, artık pek bir anlam ifade etmiyor. Bu, insanlığın yok olma olayıdır. Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki astronotlar bir süreliğine güzel bir manzaranın tadını çıkarır, ancak yörüngeye püsküren taş parçalarının istasyonu tahrip etmesi olmayacak bir şey değildir. Sığınaklarda veya okyanus yüzeyinin derinliklerindeki denizaltılarda olacak kadar şanslı olanlar, gıda stokları tükenene dek hayatta kalabilir ve daha fazlası için dışarı çıkmak zorunda kalabilirler. Dünyayı kömürleşmiş, donmuş ve radyoaktif bir çöplük olarak bulacaklar. Gezegenin kendisi, bunu pek de umursamaz. Sadece birkaç milyon yıl sonra patlamanın izleri iyileşir ve canlı yaşamı gelişir, tartışmasız insanların olduğu zamana göre daha fazla. Eğer zeki canlı formlar tekrar ortaya çıkarsa, belki de neler olduğunu anlamaya çalışabilirler. Jeoloji çalıştıklarında,tüm dünyayı kaplayan, uranyum gibi radyoaktif elementlerle zenginleştirilmiş, garip ve çok ince bir taş katmanı bulacaklar, ve çürümekte olan diğer pis şeyleri, insanların kullandığı nadir dünya metalleriyle ve plastiklerle karışmış. Muhtemelen kafaları çok karışırdı.

  Dünyadaki En Uzun 10 Kule

İçerik Tablosu

Paylaş

Bir Cevap Yazın