Alternatif Akımın Kabul Edilme Serüveni: AC ve DC Rekabeti

0
477
görüntülenme
Alternatif Akımın Kabul Edilme Serüveni: AC ve DC Rekabeti
Alternatif Akımın Kabul Edilme Serüveni: AC ve DC Rekabeti

Nikola Tesla’dan alternatif akımın (AC) mucidi gibi bahsedilir. Ancak, bu tam doğru değildir. Çünkü,Tesla’nın yaşadığı dönemde AC üzerine çalışan pek çok bilim insanı vardı. Örneğin Faraday prensipleri ile çalışan ilk AC elektriküreten makine, 1832 yılında Fransız mucit Hippolyte Pixii (1808-1835) tarafından geliştirilmiştir. Fakat bu makine sadece bir model olarak kalmıştı. İzleyen yıllarda da Avrupa’daki çeşitli bilim insanları AC üzerinde çalışmışlardır. Tesla’nın ortayakoyduğu sistem ise aynı prensiplere dayansa da o dönemde geliştirilen cihazlarda görülen yapısal sorunların üstesinden gelen verimli bir sistemdi. İlerleyen yıllarda da Tesla’nın icadı olan AC motorlarının, mevcut örneklere göre daha etkin olduğu ispat edildi ve bu motorlar endüstriyel açıdan ön plana çıktı.

Tesla, Paris’te, Thomas Edison’a ait telefon şirketinde ve enerji santrallerinde mühendis olarak çalışırken,kendi icadı olan AC motorunun ilk modelini yapar ve gerçekte çalışıp çalışmadığını dener. Edison’un firmasında yönetici olarak çalışan Charles Batchelor, Tesla’nın mucit kişiliğinden etkilenmiş ve onu, Edison’la tanışması için Amerika’ya gitmesi konusunda ikna etmiştir. Tesla, sonunda Batchelor’ın Edison’akendisi için yazdığı tavsiye mektubu ile Amerika’ya gider.

O dönemde, Edison’un akkor lambayı icadının sonucu olarak Amerika’da elektrik alanındaki çalışmalar hızla ilerlemekteydi.Edison’un Manhattan’da kurduğu doğru akım (DC) santralinde üretilen elektriği taşıyan teller, New York’ta boy gösteriyordu. Hatta teller birbirine çok yakın çekildiğinden, tellerin güneş ışınlarını bile gölgelediği söylenir. Nihayet Tesla, Edison’a giderek büyük bir heyecanla kendisini tanıtır. İçinde, Batchelor’ın “Sevgili Edison, bu hayatta iki büyük insan tanıyorum. Biri sensin, diğeri de bu mektubu sana getiren bu genç Sırp.” yazılı mektup bulunan zarfı Edison’a sunar. Bunun üzerine Edison, Tesla’yı hemen işe alır. Tesla, heyecanla Edison’a AC ile ilgili buluşlarından bahsetmek istese de Edison ilgilenmez, ona göre doğrusu DC’dir ve AC ile ilgili her tür öneriyi spekülasyon olarak görmektedir.Tesla’nın AC konusundaki fikirlerini dinlemez ve onu kendi DC şebekesinde mühendis olarak çalıştırmaya başlar. Daha sonraları, aralarındaki görüş ayrılıkları ve buna dayalı problemler nedeniyle Tesla, Edison’un şirketinden ayrılır.

Nikola Tesla vs. Thomas Edison

Westinghouse’un Desteği

Edison’un yanından ayrılan Tesla, bir süre yerden kablo döşeme gibi kazma kürek işlerinde çalışarak hayatını kazanır. Hayalindeki çalışmalar için sürekli fırsat kollayan Tesla, kısa birsüre sonra hayalindeki AC motor fikri üzerine yatırım yapmayı kabul eden bir yatırımcı bulur. Kısa bir zamanda Tesla, motorunun üretimini tamamlar ve tam hayal ettiği gibi çalıştığını görür.Tesla, 1887 yılında AC motor ve enerji iletimi ile ilgili jeneratörlerden, transformatörlere kadar yedi ayrı patent başvurusunda bulunur. Benzer herhangi bir teknoloji bulunmadığı için de tümpatentleri hızla onaylanır. Bu patentler, telefonun keşfinden sonra ABD ekonomisini en derinden etkileyecek patentler olmuştur. AC ile çalışan motor, AC üreten jeneratör ve diğer elektrikli aletleri tamamlayan Tesla, bu çalışmalarını ve fikirlerini topluma kabul ettirme çabasına girmiştir. O sırada, endüstri girişimcisi George Westinghouse zaten bir süredir AC ile ilgilenmekte ve Avrupa’da yapılan çalışmaları takip etmektedir. Sonunda Westinghouse, Tesla’nın çalışmalarını destekleme kararı alır. İlaveten, Westinghouse Tesla’yı bir yıl süreyle şirketine danışman olarak alır. Tesla, bu fırsatı değerlendirerek teklifi kabul eder ve aldığı paranın yarısı ile hemen yeni bir laboratuvar kurar.

  Veri Depolamanın Geleceği: DNA

Westinghouse’un AC teknolojisini desteklemesi, Edison’un hoşuna gitmemiştir. Çünkü Edison,elektrik enerjisi dağıtımı, aydınlatma gibi konularda ABD’de tek isimdi. DC şebekesi, DC ile çalışanmotorlar ve akkor lambalarla kendisine oldukça da iyi bir gelir kaynağı sağlamıştı. Belki hırs, belki deöngörüsüzlük mü bilinmez ama, zamanın en büyük mucitlerinden biri olan Edison, DC teknolojisiyleakımın taşınmasındaki bazı dezavantajlarına rağmen, ilerleyen zamanlarda AC teknolojisine karşı,beklenmedik propagandalara ve işlere kalkışmıştır.

DC Teknolojisinin AC Teknolojisine Göre Dezavantajları

DC gerilimini değiştirmek çok zahmetli olduğu için Edison’un DC jeneratöründen kullanıcıya kadaraynı gerilim ulaşıyordu. Akım ise uzun mesafede, kullanıcıya vardığında büyük kayba uğruyordu.Edison, bu sorunu yaklaşık 2 km’de bir yeni bir jeneratör kurarak çözdüğüne inanıyordu. Ancak bu çözüm çok maliyetli ve zahmetli bir çözümdü ve elektriğin uzun mesafelere taşınması, büyük şehirmerkezleri dışındaki ufak şehirlere ulaştırılması için büyük bir problemdi. DC gerilimin değiştirilmesindeki zorluk, farklı gerilimle çalışan cihazlar açısından da bir sorun yaratmaktaydı. Aydınlatma sistemleri ile elektrik motorları farklı gerilimlerde çalışıyordu ve bu nedenle bu iki sistemin de bulunduğuyerlere iki ayrı elektrik hattı çekmek gerekiyordu. Bu durum hem masrafları iki katına çıkarıyor hemde yeterince güvenli tasarlanmamış elektrik hatlarının sayısını artırarak ilave risk oluşturuyordu. Bununla ilgili kaynaklarda, NewYork şehrinde, 1888 yılında yaşanan büyük kar fırtınasında ölenlerin birkısmının soğuktan değil, kar ağırlığı ile kopan ve devrilen direklerde bulunan kablolardaki elektrikçarpması nedeniyle öldüğü belirtilmektedir.

Newyork’ta DC akım taşıyan tellerin çokluğu özellikle kar fırtınalarında sarkmaları nedeniyle büyük tehlike oluşturuyordu.

AC teknolojisi, gerilimin kolayca değiştirilebilmesi sayesinde bu sorunların üstesinden gelebiliyordu. AC teknolojilerinde, akım kullanıcıya yakın bir noktaya gelene kadar yüksek gerilim ile taşınabiliyor ve böylece nakil hatlarında enerji kaybı önlendiği gibi, kullanıcıya yakın noktada farklı gerilimlere çevrilebiliyordu. Bu sebeple birden fazla nakil hattı çekmeye gerek kalmadan, çok daha az sayıda kablo ve direkle, çok daha uzun mesafelere, çok az kayıpla elektriğin iletilmesi sağlanıyordu.

  Taç Mahal

Edison, kurduğu düzenin bozulmasından son derece rahatsız olduğu için Westinghouse, Teslave AC teknolojisine yönelik bir karalama kampanyası başlatır. Her tür platformda, Westinghouse’un desteklediği AC teknolojisinin son derece tehlikeli olduğu yönünde propaganda faaliyetlerine başlar.

Amerika kıtasının keşfinin 400. yılını kutlamak amacıyla 1 Mayıs 1893 tarihinde düzenlenen Chicago Dünya Fuarı’nda Tesla’nın başını çektiği şirketin AC teknolojisi görücüye çıkmıştır. Açıldığı günün akşamında, o zamanki ABD başkanı Glover Cleveland ışıkları yakan ana şalteriindirir, birden fuar alanındaki neoklasik binalar yüz binlerce akkor ampul sayesinde ışığa boğulur. Ortaya çıkan görüntü, fuara katılan herkesin nefesini kesen, muhteşem bir manzaradır. Bu manzara, Tesla’nın ana fuar salonuna yerleştirdiği on iki jeneratör sayesinde olmuştur. Ziyaretçiler, hem AC jeneratörlerini hem fuarın parıldayan ışıklarını hem de AC ile çalışan farklı elektrik aletlerini görmefırsatı bulmuşlardır. Bu, Tesla için büyük bir zaferdir.

Yaşanılan bu olaylardan, AC teknolojisinin elektrik uygulamalarında tamamen galip geldiği ve DC teknolojisinin terk edildiği gibi bir sonucu çıkarmamak gerekir. Şehir şebeke sistemi ve uzun mesafelere elektrik götürme konusunda AC teknolojisi daha avantajlıdır. Bu sebepten bu mücadelenin galibi, Tesla ve çalıştığı şirket olmuştur. Ancak DC teknolojisi de günlük yaşamda vazgeçemediğimiz bir teknolojidir. Özellikle düşük voltaj gerektiren sistemlerde, elektronik devrelerde, pillerde, telefon sistemlerinde, endüstriyel ve bazı sanayi uygulamalarında DC kullanılmaktadır. Ayrıca güneşenerjisinden elektrik enerjisi, DC olarak üretilmektedir. Çünkü kullanılmakta olan güneş pillerinden sadece DC akım elde edilebiliyor. DC akım, hemen üretildiği yerde kullanıldığı sürece avantajlıdır.Ancak bir başka yere taşıma söz konusu olduğunda AC akım daha avantajlıdır.

1 Yorum

Bir Cevap Yazın