İskambil Kağıtlarının (Kartlarının) İlginç Hikayesi (Tarihçe)

0
959
görüntülenme
İskambil Kağıtlarının İlginç Hikayesi (Tarihçe)
İskambil Kağıtlarının İlginç Hikayesi (Tarihçe)

Pek çoğumuz iskambil kağıtlarının keşfini merak ederiz. Üzerindeki desenlerin anlamı ne?Kim bulmuş? Bulunuş amacı oyundan çok mu farklıydı? gibi soruların cevabını merak etmişsinizdir. Bu konuda yaptığımız kısa bir araştırma ile bu makaleyi sizler için hazırladık.

Oyun kartlarının nerede ve ne zaman ortaya çıkmış olduğu tam olarak bilinmiyor. 7. ve 10. yüzyıllar içinde Çin’de ortaya çıkmış olduğu ve 13. yüzyılda Marco Polo tarafınca Avrupa’ya getirilmiş olduğu tahmin ediliyor. Hindistan’dan ya da Arabistan’dan geldiğini ileri sürenler de var fakat bugünkü şekilleriyle kullanılmalarının 14. yüzyıl Fransa’sına dayandığı kati benzer biçimde.

İskambil Kağıtlarının Hikayesi
İskambil Kağıtlarının Hikayesi

O tarihlerde, Fransa’da dört derslik vardı ve iskambil kağıtlarındaki kupa, maça, karo ve sinek bu dört sınıfı temsil ediyordu.

  • Kupa bir kalkanı çağrıştıran şekli ile asil sınıfı ve kiliseyi,
  • Maça bir mızrağın ucunu çağrıştıran şekli ile orduyu,
  • Karo ticari deniz işletmelerinin eşkenar dörtken kiremitlerinden esinlenerek orta sınıfı,
  • Sinek ise yonca yaprağına benzeyen şekli ile köylüyü temsil ediyordu.

Bugün briç, poker yada benzeri oyunlarda, kupanın en kıymetli, sineğin ise en değersiz kart olmasının sebebi işte bu sınıflamadır.

Aslen bizde papaz adında olan kartın adı İngilizce’de kral (king), kızın ise kraliçedir (queen). Vale yada oğlan için ilk başlarda düzenbaz anlamına gelen ‘knave’ kelimesi kullanılırken, günümüzde ‘jack’ adı kullanılmaktadır. Doğrusu yabancı kartlarda kral ve kraliçe evli iken, bizde birazcık yaşlı görülerek krala papaz adı verilmiş, kraliçeye de ‘kız’ denilerek oğlana layık görülmüştür.

Bazı ülkelerde oyun kartlarında değişik isim ve semboller kullanılmasına karşın, en yaygın olanı Fransızların kullandıklarıdır. Fransızlar ‘maça’ şeklini mızrağa benzeterek ‘pique’ adını vermişlerdir. İngilizce’de ise aynı anlamdaki ’spades’ kelimesi kullanılmaktadır. Her ne kadar bir kalkanı çağrıştırdığı için asil sınıfı temsil etmiş olduğu ileri sürülse de ‘kupa’ klasik bir kalp şeklidir. Bu yüzden Fransızlar ona ‘coeur’, ingilizler ise ‘heart’ adını vermişlerdir. ‘Karo’ için Fransızca’da kare anlamındaki ‘carreau’ kullanılırken İngilizler elmas anlamındaki ‘diamond’u tercih etmişlerdir. Bizim ’sinek’ dediğimiz biçim ise oldukca açık üç yapraklı bir yoncadır. Fransızlar bu anlamdaki ‘trefle’ kelimesini kullanırlarken, İngilizler ‘club’ (kulüp) adını kullanmışlardır.

İşte bu yüzden briç oyuncuları ‘maça’ya ‘pik’, ‘kupa’ya ‘kör’, ’sinek’e de ‘trefli’ derler, aslına bakarsanız aslına uygun olan ‘karo’yu da olduğu benzer biçimde kullanırlar. Birli, papaz, kız ve oğlan için kullanılan as, rua, dam ve vale adları de gene Fransızca karşılıkları As, Roi, Dame ve Valet kelimelerinden dilimize geçmiştir.

“İskambil” kelimesi de dilimize gene, Fransızca’dan, Fransızca’da bu kartları ifade eden “briscambille” sözcüğünden geçmiştir.

Bir Cevap Yazın