Polikistik Over Sendromu (PCOS) ve Rahim Ağzı Kanseri

0
20
görüntülenme
Polikistik Over Sendromu (PCOS) ve Rahim Ağzı Kanseri
Polikistik Over Sendromu (PCOS) ve Rahim Ağzı Kanseri

Toplumların ekonomik ve endüstriyel olarak gelişmesi, çeşitli sosyal ve kültürel faktörlerdeki değişimler, kadınların biyolojik avantajlarının ön plana çıkmasını sağlamıştır. Örneğin enfeksiyon hastalıklarına yakalanma riski ve doğum sırasında anne ölümleri endüstrileşmiş toplumlarda oldukça azalmıştır. Bu da kadınların erkeklerden daha uzun ve genellikle de daha sağlıklı yaşamalarını sağlamıştır. Yaşam süreci boyunca hem kadın hem de erkekler cinsiyete özel hastalıklar açısından risk taşımaktadır. Örneğin yalnızca kadınlar rahim ağzı ve meme kanseri için taramaya ihtiyaç duyarlar. Prostat ve testis kanseri ise sadece erkeklerde gelişebilir. Ancak kadın ve erkeğin üreme ile ilgili hastalık yükleri incelendiğinde, kadınlar üreme sağlığı sorunlarını erkeklerden çok daha fazla yaşarlar ve bu duyarlılık üreme döneminde (15-49 yaş) daha da artar. Kadındaki üreme sağlığı yükü erkeğin yükünün 3 katıdır. Esasen üreme sağlığı ile ilgili her iki cinsiyetin yaşa göre üreme sağlığı hizmet gereksinimi de farklılık göstermektedir. Yeni nesillerin sağlıklı birey olarak dünyaya gelmeleri, büyütülüp yetiştirilmeleri annenin, kadının sağlıklı yapısına bağlıdır.

Dişi üreme sisteminin sağlıklı ve düzenli çalışması bazı hastalıklar tarafından engellenir. Bu hastalıklar sağlıklı yumurta oluşumunu ve âdet döngülerini engelleyerek döllenme olasılığını azaltmakta ve normal yollarla bebek sahibi olmayı zorlaştırmaktadır. Polikistik over sendromu (PCOS), kadınlarda çok sık görülen ve hormonların etkisiyle ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlıkta, büyümüş yumurtalıkların yüzeyinde çok sayıda kist görülür. En yaygın belirtileri; düzensiz âdet periyotları, akne, obezite, tüylenme, özellikle bel çevresinde kalınlaşma şeklinde kilo alma ya da ergenlikte âdet görememedir. Kesin sebebi bilinmeyen polikistik over sendromu, gebe kalmayı da zorlaştırır. Bu vakalarda hormonal bozukluk nedeniyle gelişen androjen fazlalığı, erkek tipi saç dökülmeleri, yüzde ve vücutta kıllanmada artış ve sivilce oluşumuna neden olur. Polikistik over tanısı, ultrasonla yumurtalıklarda görülen kistlerin yanında âdet düzensizlikleri, tüylenme vb şikâyetler duruma eşlik ettiği zaman konulabilir. Nedenleri arasında insülin direnci, hafif iltihap durumları, kalıtım, anne karnında androjen hormonlara maruz kalmak bulunur. Polikistik over sendromlu hastaların, aynı zamanda obez ise yüksek tansiyon ve kolesterol düzeyleri, karaciğerde yağlanma, tip 2 diyabet, uyku apnesi sendromu, anormal rahim kanamaları, rahim ağzı kanseri hastalıklarına yakalanma olasılılıkları artar.

  İnsanlar İçin Normal Vücut Sıcaklığı Nedir?

Rahim ağzı kanseri (serviks kanseri) de dişi üreme sistemini tehdit eden ve tüm dünyadaki kadınlarda sık görülen kanser türlerinden biridir. Özellikle 35-55 yaşları arasındaki kadınların risk grubunda bulunmasının yanında cinsel yönden aktif olunan diğer yaşlarda da risk devam eder. Bu yüzden bu kanser türünü belirlemek için yapılan tetkiklerin düzenli yaptırılması önerilmektedir. Cinsel ilişkilerin genç yaşta başlaması, çok sayıda cinsel partner, korunma yöntemlerinin kullanılmaması, sigara, AIDS virüsleri, bazı mantar enfeksiyonları [Chlamydia (Klamidya) enfeksiyonu], kalıtım, yetersiz beslenme, uzun süre doğum kontrol hapı kullanılması serviks kanserine zemin hazırlamaktadır. Rahim ağzı kanseri olan kadınların dokularının tamamında insan Papilloma virüsü (HPV) adında cinsel yolla bulaşan virüs tespit edilmiştir. Bu virüse karşı günümüzde geliştirilen aşıların etkili olduğu kabul edilmektedir. Rahim ağzı kanserlerinin, HPV ve “pap smear (pap simir) testi” yapılarak erken tanısı konulabilir. Erken tanı, hastalığın ilerlemeden önlenip tedavi sürecini kolaylaştırması için önemlidir. Bu testlerin belirli aralıklarla tekrarlanması gerekir. Rahim ağzı kanserinin ilk ve en önemli belirtilerinden bazıları; âdet arası veya cinsel ilişki sonrası görülen küçük kanamalar, anormal akıntı veya menopoz sonrası kanamalardır.

Pap smear testi, basit ve ağrısız bir testtir. Âdet dönemi sırasında yapılamayıp, son âdet döneminden 10-20 gün sonra yapılır. Serviks ve vajinadan toplanan hücreler lama doğrudan yayılarak test için laboratuvara gönderilir. Pap smear testi, kanser olmadan önceki durumları belirlemeye yardımcı olur. Testte anormal hücreler görülürse doktor, HPV testi veya yakından muayene önerebilir. HPV testi, bu anormal hücrelerde yüksek riskli HPV varlığını araştırır. Böylece serviks kanseri riski belirlenir. Bu test, pap smear testinden sonra takip amaçlı da yapılabilir.

Paylaş

Bir Cevap Yazın